TR - ENG
Şehre dair kalıcı düşünceler ve çözümler üretmek, kent meselelerine yaklaşırken geleneğin birikimi ile gelecek arasında sağlam bir bağ kurmak, bugüne değin üretilen bütün değer ve birikimlere önyargılı yaklaşmadan var olanı bir olgu olarak görüp bu müktesebattan istifade ederek üretimlerde bulunmak.

Kent Sosyolojisi

Küresel düzeyde artan nüfus ve buna bağlı olarak kentleşme ve beraberinde çıkan sorunlar, kent çalışmalarını önemli kılmaktadır. Hüseyin Bal’ın “Kent Sosyolojisi” adlı kuramsal düzeyde hazırladığı kitap, kent sosyolojisi literatürüne bir katkı olarak kabul edilebilir. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Her bölümün sonunda, bir destekleyici okuma ve kitap önerileri bulunmaktadır.

 

İlk bölümde, temel kavram ve yaklaşımlar açıklanmıştır. Batı’da ve Türkiye’de kent sosyolojisi üzerine yapılan çalışmalar ekseninde, kent sosyolojisine giriş yapılmıştır. Kent kavramının çeşitli tanımları verilmiştir, kentlerin tarihsel süreçteki gelişimi açıklanarak, kentleşme-kentlileşme ve göç olgusu üzerinde durulmuştur. Kent Sosyolojisi kavramı, kentlerin yapısını ve sorunlarını anlamak üzere, Batı’da 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkmıştır. Henri Lefebvre, “kent sosyolojisi, üretim ilişkilerinin, ideolojilerin ve toplumsal pratiğin mekâna yansıması ve onu oluşturması, biçimlendirmesi açısından ele alınmalıdır. Mekân gerçekte soyut bir nesne değil, toplumsal bir olgudur.” Diyerek kent sosyolojisinin konusunun ne olması gerektiğine ilişkin önerisini belirtmiştir.

 

Çalışmanın ikinci bölümü, kentleşme kuramlarını kapsar. Türkiye’de kent ve kentleşme üzerine yapılan kuramsal denemelerin yakın zamanda ortaya çıktığı için daha çok Avrupa ve Amerika’da geliştirilen kent kuramları tartışılmıştır. Üçüncü bölüm, sivil toplum ve siyaset ilişkisi üzerinden kent anlaşılmaya çalışılmıştır. Bal’a göre kent, sivil toplumun organize olduğu, bireylerin statülerinin tanımlandığı, hukuk sisteminin bağımsız ya da merkezi ve tek tip olmak üzere egemen kıldığı toplum tipidir. Bu yüzden, sivil toplum kavramı kent-siyaset ilişkilerini anlamada kilit konumdadır. 

 

Dördüncü bölüm, kent ve çevre sorunlarına sosyolojik yaklaşımlar ve sivil itaatsizlik konularını ele almıştır. Kent ve çevre sorunlarına sosyolojik yaklaşımlar başlığında, Sosyoloji Derneği’nin Türkiye Çevre Vakfı’nın katkılarıyla düzenlenen Toplum ve Çevre adlı toplantının konuyla ilgili bildirileri özetlenmiştir. Son bölümün konusu ise, Türk-İslam toplumlarında ortaya çıkan kentlerdir.

 

Kent Sosyolojisi, Hüseyin Bal, Fakülte Kitabevi, 2. Baskı, 2002, Isparta.